Vatican Gizli Arşivleri
Zamanın Kilitli Kapısı
Vatican Gizli Arşivleri — bugünkü adıyla Vatican Apostolic Archives — Katolik Kilisesi’nin 12. yüzyıldan bugüne kadar biriktirdiği belgeleri barındıran, yaklaşık 85 kilometrelik raf uzunluğuna sahip devasa bir hafızadır.
Bu arşiv, herkesin girebildiği bir bilgi deposu değil; yalnızca seçili araştırmacıların, sınırlı erişimle temas edebildiği kapalı bir alandır.
Bir anlamda burası, tarihin kilitli bilincidir.
Tarihin Görünmeyen El Yazmaları
Arşivde bulunduğu bilinen belgeler bile başlı başına sarsıcıdır:
-
Orta Çağ krallarının Vatikan’a yazdığı mektuplar
-
Engizisyon yargılamalarına ait kayıtlar
-
Galileo Galilei’nin yargılanma sürecine dair belgeler
-
Şifreli diplomatik yazışmalar
-
Dünyanın dört bir yanından gönderilen misyoner raporları
Ancak arşivi asıl büyüten şey, bilinenler değil, fısıldananlardır.
Söylentilere göre bu rafların arasında:
-
Hz. İsa’ya ait orijinal metinler
-
Kayıp uygarlıklara dair kayıtlar
-
Dünya dışı temasları ima eden belgeler
de bulunuyor olabilir.
Bunlar kanıtlanmış gerçekler değil; fakat insan zihninin boşlukları nasıl doldurduğunu gösteren güçlü işaretlerdir.
Gölgedeki Detaylar
Arşive erişim son derece sınırlıdır. Onaylı akademisyenler bile her belgeye ulaşamaz; hangi dosyanın açılacağına, neyin kapalı kalacağına sistem karar verir.
2019 yılında Papa Francis, arşivin adındaki “Gizli” (Secretum) ifadesini kaldırarak “Apostolik” adını benimsedi. Gerekçe basitti:
“Gizli” kelimesi, modern bilinçte fazlasıyla komplo çağrışımı yapıyordu.
Arşivdeki ilginç belgelerden biri, Papa II. Leo’nun Hun İmparatoru Attila’ya yazdığı mektuptur.
Bu tür belgeler, tarihin yalnızca savaşlarla değil, kelimelerle de yönlendirildiğini hatırlatır.
Bazı araştırmacıların ortak görüşü şudur:
Asıl mesele gizlenen belgeler değil; hiç açılmayan dosyalardır.
Bilincin Gözünden Yorum
Vatican Gizli Arşivleri, yalnızca kilisenin hafızası değildir.
O, insanlığın unutma ile yüzleştiği bir bilinç alanıdır.
-
Arkaik bilinç:
Sır kutsaldır. Bilgi herkes için değildir. Bilinmeyen, seçilmiş olana açılır. -
Modern bilinç:
Bilgi özgür olmalıdır. Gizlenen her şey, kuşku doğurur.
Bu iki yaklaşım arasındaki gerilim, kolektif zihinde şu soruyu üretir:
“Hakikat saklandığında, hâlâ hakikat midir?”
Belki de Vatican Arşivleri’nin en büyük sırrı, belgelerin içeriği değildir.
Asıl sır, insanların onları göremediğinde zihinlerinde kurduğu anlatılardır.
Bu yüzden Vatican Arşivi, modern çağda yalnızca bir arşiv değil;
bir mit üretim merkezine dönüşmüştür.
