Göbeklitepe ve Bilinç Sıçraması

Taşların Fısıldadığı Çağ

M.Ö. 9600 civarında, insanlık henüz toprağı evcilleştirmemişken, Güneydoğu Anadolu’da alışılmadık bir şey inşa edildi.
Ne bir barınak, ne bir köy, ne de bir savunma yapısı…

Göbeklitepe.

Devasa T biçimli taş sütunlar, üzerlerinde hayvan kabartmaları ve sembollerle yükseliyordu. Bu yapı, bildiğimiz anlamda “medeniyetin” henüz doğmadığı bir çağda, dünyanın bilinen en eski tapınak kompleksi olarak sahneye çıktı.

Bu tek başına bile bir sorudur.


Zamanın Öncesine Atılmış Adım

Göbeklitepe, tarih anlatısını küçük bir revizyonla değil, doğrudan yerinden ederek değiştirdi.

  • Tarımdan önce tapınak:
    İnsanlar önce tanrılar için bir merkez inşa etti, sonra yerleşik hayata geçti. Yani ihtiyaçtan değil, anlamdan doğan bir yapıydı.

  • 12 bin yıl önce taş işçiliği:
    Avcı-toplayıcı bir toplum, tonlarca ağırlıktaki taşları kesiyor, taşıyor ve dikiyordu. Bu yalnızca fiziksel bir güç değil, örgütlü bir bilinç gerektirir.

  • Semboller ve hayvan figürleri:
    Aslanlar, yılanlar, kuşlar… Bunlar süs değil. Bunlar bir dil. Ama henüz çözülememiş bir dil.

Göbeklitepe, “medeniyet önce karın doyurur” tezini sessizce çürüttü.


Sırlar ve Sıçramalar

Burada olan biten, basit bir inşa faaliyeti değildir.

  • Bilinçsel Devrim:
    İnsan zihni, ilk kez doğanın ortasında bir soyut kutsal alan yarattı. Bu, mağara duvarındaki resimden farklıdır. Bu, merkezin bilinçli olarak kurulmasıdır.

  • Yılan Kabartmaları:
    Yılan; birçok kültürde ölüm, dönüşüm ve bilgiyle ilişkilendirilir. Derisini değiştiren bir varlık… Göbeklitepe’deki yılanlar, yalnızca hayvan betimi değildir; bir eşik sembolü olabilir.

  • Astronomik İddialar:
    Bazı taş dizilimlerinin yıldız kümeleriyle hizalı olabileceği öne sürülür. Akademi bu iddialara temkinlidir; fakat kesin olan şudur: Bu yapılar rastgele değildir.

  • Arkeolojik Gerilim:
    Göbeklitepe konuşur, ama net cümleler kurmaz. Taşlar yerinde durur, fakat anlamlarını saklar. Bu da onu güçlü kılar.


Bilincin Eşiğinde: Sıçrama

Göbeklitepe yalnızca taşlardan oluşan bir tapınak değildir.
O, insan bilincinin arkaikten moderne sıçradığı anın donmuş hâlidir.

  • Arkaik bilinç:
    Doğa ile bütünlük, hayvanlarla sembolik bağ, ritüel ve mit üzerinden yaşam.

  • Modern bilincin tohumu:
    Bir merkez kurmak, kutsalı soyutlamak, anlamı mekâna sabitlemek.

Belki de Göbeklitepe, insanın ilk kez içinden şu düşüncenin geçtiği yerdir:

“Biz yalnızca doğanın parçası değiliz.
Biz, anlamın inşacılarıyız.”

Bu yüzden Göbeklitepe sadece bir arkeolojik alan değildir.
O, bilincin sıçrama tahtasıdır.

Taşların sessizliğinde, insan zihninin ilk yankısını duyarız.

Similar Posts

  • Vatican Gizli Arşivleri

    Zamanın Kilitli Kapısı Vatican Gizli Arşivleri — bugünkü adıyla Vatican Apostolic Archives — Katolik Kilisesi’nin 12. yüzyıldan bugüne kadar biriktirdiği belgeleri barındıran, yaklaşık 85 kilometrelik raf uzunluğuna sahip devasa bir hafızadır. Bu arşiv, herkesin girebildiği bir bilgi deposu değil; yalnızca seçili araştırmacıların, sınırlı erişimle temas edebildiği kapalı bir alandır.Bir anlamda burası, tarihin kilitli bilincidir. Tarihin…

  • Sümer Tabletleri ve Anunnakiler

    Tanrıların Taş Tableti M.Ö. 4000’lerde, Mezopotamya topraklarında insanlık ilk kez düşüncelerini taşa kazıdı.Sümerler, kil tabletler üzerine yalnızca sayılar ve mallar değil; varoluşa dair sorular da yazdı. Bu tabletlerde ticari kayıtların yanında şunlar vardı:Tanrılar…Gökten gelen varlıklar…İnsanın nasıl yaratıldığına dair anlatılar… Yazı burada sadece bir kayıt aracı değil, bilincin kendini dışa vurma biçimi hâline geldi. Kayıp Uygarlığın…

  • |

    İçeri Açılan Pencere

    Evrenin Gözbebeği ”İNSAN” Alan Watts – The Book: On the taboo against knowing who you are (1966);”You are an aperture through which the universe is looking at and exploring itself’(Sen, evrenin kendine bakmak ve kendini keşfetmek için açtığı penceresin.) Evren kendi bilincini insan formunda deneyimlemek mi istedi? Basit bir metafor gibi değil de bilincin doğasına…

  • Tartaria Medeniyeti

    Unutulmuş Haritaların İmparatorluğu Tartaria, 17. ve 19. yüzyıllar arasında çizilmiş haritalarda Orta Asya’dan Sibirya’ya, oradan Avrupa’nın içlerine kadar uzanan devasa bir coğrafya olarak görünür. Bu haritalarda, sınırları belirsiz ama adı net bir alan vardır: Great Tartary. Resmî tarih bu adı, “bozkır halklarının yaşadığı geniş bölgeler” olarak açıklar.Fakat kolektif hafıza, bu açıklamayla yetinmez. Çünkü haritalar bazen…

  • Antikythera Düzeneği

    Antikythera Düzeneği Kısa Tanım – Zamanın Mekanik Hafızası Antikythera Düzeneği, M.Ö. 2. yüzyılda Antik Yunan’da üretilmiş; gezegenlerin, tutulmaların ve göksel döngülerin hareketlerini hesaplayabilen son derece karmaşık bir mekanik düzendir. Bugünün diliyle söylersek, insanlık tarihinin bilinen ilk “analog bilgisayarıdır”. Genel Bakış – Denizin Dibinden Çıkan Zihin 1901 yılında, Antikythera Adası açıklarında batan bir geminin enkazında bulundu….

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments